Üçüncü Said’in En Mühim Hususiyetleri 2

5 – Risale-i Nur’un neşriyatı Üçüncü Said dönemine kadar kitapların elle yazılması ve teksir makinesi ile çoğaltılmasına münhasırken Üçünçü Said döneminde matbaalarda basılması; tedrisinde de Nur medreselerinin açılması ve herkesin kendi evini bir medrese-i Nuriye ittihaz ederek hizmetin umumileşmesi ve inkişafında cüz’iyetten bir cihette külliyete geçmesine sebeb olmuştur.

Üstadımızın Afyon’dan evvel yazdığı bir mektupta:

Elbette bizlere lâzım ve millete elzemdir ki şimdi resmen izin verilen din tedrisatı için hususi dershaneler açılmasına ve izin verilmesine binaen, Nur şakirdleri mümkün olduğu kadar her yerde küçücük dershane-i Nuriye açmak lâzımdır. Gerçi herkes kendi kendine bir derece istifade eder fakat herkes her bir meselesini tam anlamaz. Hem iman hakikatlerinin izahı olduğu için hem ilim (Hâşiye1) hem marifet hem ibadettir. Eski medreselerde beş on seneye mukabil, inşâallah Nur medreseleri beş on haftada aynı neticeyi temin edecek ve yirmi senedir ediyor.

Ve hem hükûmet ve millet ve vatan hem hayat-ı dünyeviyesine ve siyasiyesine ve uhreviyesine pek çok faydası bulunan bu Kur’an lemaatlarına ve dellâlı bulunan Risale-i Nur’a değil ilişmek, tamamıyla terviç ve neşrine çalışmaları elzemdir ki geçen dehşetli günahlara keffaret ve gelecek müthiş belalara ve anarşistliğe bir set olabilsin.

(Emirdağ Lâhikası-I s. 249)

Tavsiye ettiği dershane-i Nuriyelerin açılması tatbikatı tezahür etmeye başlamış, Emirdağ Lâhikası II’de yazdığı şu mektupla beraber çevre köy ve kasabalardan dershane açan Nur talebeleri Üstad’a anahtarını getirip davet etmeye başlamışlar, Üstad da büyük ehemmiyet vererek davetlere icabet etmeye başlamıştır.

18.11.1951

بِاسْمِهٖ سُبْحَانَهُ ۞ وَ اِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهٖ

اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَ رَحْمَةُ اللّٰهِ وَ بَرَكَاتُهُ اَبَدًا دَائِمًا

Aziz, sıddık kardeşlerim ve manevî Medresetü’z-Zehranın Nur şakirdleri!

Ben Isparta’ya geldiğim vakit, Isparta’da İmam Hatip ve Vaiz Mektebinin açılacağını haber aldım. O mektebe kaydolacak talebelerin ekserisi Nurcu olmaları münasebetiyle o mektebin civarında gayr-ı resmî bir surette bir Nur medresesi açılıp o mektebi bir nevi medrese-i Nuriye yapmak fikriyle bir hatıra kalbime geldi.

Bir iki gün sonra güya bir ders vereceğim diye etrafta şâyi olmasıyla o dersimi dinlemek için rical ve nisa kafilelerinin etraftan gelmeleriyle anlaşıldı ki böyle nim-resmî ve umumî bir medrese-i Nuriye açılsa o derece kalabalık ve tehacüm olacak ki kabil olmayacak. Afyon’da mahkemeye gittiğimiz vakitki gibi pek çok lüzumsuz içtimalar olmak ihtimali bulunduğundan o hatıra terk edildi. Kalbe bu ikinci hakikat ihtar edildi. Hakikat de şudur:

Her bir adam eğer hanesinde dört beş çoluk çocuğu bulunsa kendi hanesini bir küçük medrese-i Nuriyeye çevirsin. Eğer yoksa yalnız ise çok alâkadar komşularından üç dört zat birleşsin ve bu heyet bulundukları haneyi küçük bir medrese-i Nuriye ittihaz etsin. Hiç olmazsa işleri ve vazifeleri olmadığı vakitlerde, beş on dakika dahi olsa Risale-i Nur’u okumak veya dinlemek veya yazmak cihetiyle bir miktar meşgul olsalar hakiki talebe-i ulûmun sevaplarına ve şereflerine mazhar oldukları gibi İhlas Risalesi’nde yazılan beş nevi ibadete de mazhar olurlar. Hakiki ilim talebeleri gibi onların maişetlerini temin hususundaki âdi muameleleri de bir nevi ibadet hükmüne geçebilir diye kalbe ihtar edildi. Ben de kardeşlerime beyan ediyorum.

اَلْبَاقٖى هُوَ الْبَاقٖى

Hasta Kardeşiniz Said Nursî

(Emirdağ Lâhikası-2 s. 104)

Nur dershaneleri daha sonra Anadolu’nun her tarafında, Ankara ve İstanbul’da, bilhassa Şarkî Anadolu’da, Urfa ve Diyarbekir’de açılmaya başlar. Urfa hizmet-i imaniyesi Arap Dünya’sı ve âlem-i İslâm’da hizmetlerin başlamasının anahtarı hükmüne geçer. Üstad’ın mühim talebelerinden bazıları zaman zaman Urfa medresesinde bulunurlar. Ceylan, Zübeyir, Hüsnü Ağabeyler ve Üstad’ın vefatı zamanına kadar da Abdullah Yeğin Ağabey Urfa’dan ayrılmaz.

بِاسْمِهٖ سُبْحَانَهُ

اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَ رَحْمَةُ اللّٰهِ وَ بَرَكَاتُهُ اَبَدًا دَائِمًا

Aziz, sıddık kardeşlerimiz!

Evvelen: Üstadımız Leyle-i Beratınızı tebrik ediyor. Hem selâm ve dua ediyor.

Sâniyen: Diyarbekir’den dün aldığımız mektupta ifade edildiğine göre, Diyarbekir havalisiyle beraber Şark’ta şimdi iki yüz kadar Nur dershaneleri açılmış. Ayrıca Diyarbekir’de kadınlara mahsus dört beş dershane-i nuriye varmış. İnşâallah bu büyük bir hayrın alâmetidir.

Üstadımız on sene evvel işaret ve büyük menfaatini beyan ettiği Nur medreselerinin şimdi bu zamanda açılma işi, tam tahakkuk safhasına girmiş bulunuyor. O zaman demişti: “Şimdi resmen din tedrisatı için hususi dershaneler açılmasına izin verilmesine binaen Nur şakirdleri mümkün olduğu kadar her yerde küçücük bir dershane-i nuriye açmak lâzımdır. Gerçi herkes kendi kendine bir derece istifade eder fakat herkes her bir meselesini tam anlamaz. İman hakikatlerinin izahı olduğu için hem ilim hem marifetullah hem huzur hem ibadettir. Eski medreselerde beş on seneye mukabil, inşâallah Nur medreseleri beş on haftada aynı neticeyi temin edecek ve yirmi senedir ediyor.”

Üstadımız Barla’daki dokuz senelik ikametgâhı olan ve Risale-i Nur’un birinci dershanesi hem altı vilayet genişliğindeki Medresetü’z-Zehranın çekirdeği bulunan hanesini “Medrese-i Nuriye olarak” Risale-i Nur’a vakfetmişti. Şimdi onu müteakip hem Isparta ve civarı kazaları ve bazı köylerinde hem Diyarbekir ve şarkta Nur dershaneleri açılmaktadır.

Bu suretle o dershanelerde Nurların okunması ve Nurlarla meşguliyete devam edenlere ve ders alanlara talebe-i ulûm şerefini kazandırmaktadır. Talebe-i ulûmun ise âdi harekâtı, hattâ uykusu dahi ibadet hükmüne geçtiğini bazı büyük müçtehidler beyan etmişler.

Sâlisen: Nurların radyo diliyle Anadolu ve âlem-i İslâm’a intişarının ilk mukaddimesi, mübarek Leyle-i Berata tevafuk etmesi, bu vatan ve âlem-i İslâm hakkında Risale-i Nur lehinde büyük bir hayrın alâmeti ve işaretidir.

اَلْبَاقٖى هُوَ الْبَاقٖى

Kardeşleriniz Tahirî, Zübeyr, Sungur, Ceylan, Bayram

(Emirdağ Lâhikası-2 s. 231)

1 (Hâşiye): Şayet biri biliyor, taallüm etmeye muhtaç değilse ibadete muhtaç veya marifete müştak veya huzur ister. Onun için herkese lüzumlu bir derstir.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir