Cumhurbaşkanı Erdoğan Kut’ül Amare’nin yıl dönümünde konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan,Lütfi Kırdar Kongre Sarayı’nda düzenlenen Kut’ül Amare Zaferi’nin 100. yıldönümü törende açıklamalarda bulundu.

İşte Erdoğan’ın konuşmasından satır başları:

Gazi olan şehit olan tüm askerlerimizi rahmetle anıyorum. Şair diyor ya “Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğruna ölen varsa vatandır.” Anadolu evlatları vatanın her karışını kanıyla yoğururdu. Terörle mücadelede şehit olan tüm askerlerimize rahmet, gazilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

“TARİHİMİZİ 1919’DAN BAŞLATAN ANLAYIŞI KABUL ETMİYORUM”
Tüm medeniyetlerin gözbebeği Anadolu’yu bunca yıldır muhafaza edebilmemizin gerisinde büyük bir millet vardır. Millet olarak temsil ettiğimiz bu geniş algının arkasındakileri çok iyi idrak etmek zorundayız. Ders kitaplarındaki tarih anlayışında miletimizin, medeniyetimizin, neredeyse 1919 yılından sonra başlatan bir anlayışı kabul etmiyorum. Bizim ordumuz sadece muazzaf ordu değildir. Bir de mobil ordumuz vardır bu da milletimizdir. Kurtuluş savaşı bir milletin ayağa kalkışı ve şahlanışıdır.

“O KİŞİLER DEVLETİMİZİN HASMIDIR”

“Her kim ki zaferleriyle ve yenilgileriyle son 200 yılımızı, hatta son 600 yılımızı soyutlayıp eski Türk tarihinden Cumhuriyete atlıyorsa biliniz ki o kişi milletimizin de devletimizin de hasmıdır”

Batı medeniyetinde Türk, belli bir kavmin adı değil tüm Müslümanları ifade eden bir isimdir. Dünyada 200 milyonun üzerinde bir varlığa sahip Türkçe konuşan toplumlar denince de akla önce bizim milletimiz gelir. Millet olarak temsil ettiğimiz bu geniş algının gerisindeki büyük mücadeleyi ve fedakarlıkları çok iyi görmek, çok iyi değerlendirmek ve idrak etmek mecburiyetindeyiz. Ülkemizde maalesef, nesillere bu büyük fotoğrafı gösterecek bir tarih anlayışı mevcut değil.”

“Tüm cepheleriyle Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı milletimizin kıyamıdır. Yani ayağa kalkışı, şahlanışıdır. Tarih kitaplarında bizim milletimiz için ne denir? Asker millet veya ordu millet ifadesi kullanılır. Çünkü biz gerektiğinde tüm fertleriyle inancı, vatanı, bayrağı, devleti uğruna savaşabilen, bunu göze alabilen bir milletiz. Yani bizim ordumuz sadece muvazzaf değildir. Ayrıca bizim bir de mobil ordumuz vardır. O da milletin ta kendisidir.”

“KİTAPLAR KÜTÜPHANELER YETMEZ”
Böyle bir milletin tarihindeki zenginliklerini anlatmaya değil kitaplar, kütüphaneler bile yetmez. Biz ne yapmışız, kendi tarihimizi gömmeye çalışmışız. Kut’ül Amare Zafere bunun en çarpıcı örneğidir. Bizim okullarda okutulan tarih kitaplarında Çanakkale Savaşı biraz işlenir. Ama bunun dışındaki olaylar görmezden gelinmiştir. Biz resmi tarihimizi yıllarca İngilizlerin istediği şekilde düzenlemişiz.

“BU EKSİKLİĞİ KABUL EDİYORUM”
Tarihimizi yeni nesillere anlatmakta eksikliğimiz olduğunu kabul ediyorum. Kültür alanında istediğimiz gelişmeyi maalesef sağlayamadık. Şimdiki hükümet bu açığı kapatacaktır.

Osmanlı’nın çoğulcu yapısını zaafa çevirenler bizi bu topraklardan ayırdı. Fizik sınırlarımız ayrılmış olabilir ancak gönül sınırlarımız hiç ayrılmadı. Kuşatma boyunca Kut ordusu adeta Osmanlı’nın bir ordusu olarak hareket etmiş ve şehit vermiştir.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir