Bediüzzaman Said Nursî'nin Risale-i Nur Külliyatı'nda CENNET konusuyla ilgili bölümler, atıflar ve Kur'ân âyetleri.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Âyetler
Konu adının geçtiği âyetler
"İnanıp yararlı işler yapanlara, altlarından ırmaklar akan cennetlerin kendilerine ait olduğunu müjdele! Onlardaki herhangi bir meyveden rızıklandırıldıklarında: "Bu daha önce de rızıklandığımız şeydir" derler ve o rızık birbirinin benzeri olmak üzere, kendilerine sunulacak. Orada çok temiz zevceler de onların. Hem onlar orada ebedî kalacaklar."
Bakara Sûresi, 25. Âyet
"Dedik ki: "Ey Âdem, sen ve eşin cennette oturun, ikiniz de ondan dilediğiniz yerde bol bol yeyin, fakat şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz.""
Bakara Sûresi, 35. Âyet
"Bunun üzerine şeytan onları(n ayağını) oradan kaydırdı, içinde bulundukları (cennet yurdu)ndan çıkardı. Biz de: "Birbirinize düşman olarak inin, orada belirli bir vakte kadar sizin için bir karar yeri ve bir nasib vardır." dedik."
Bakara Sûresi, 36. Âyet
"İman edip salih ameller işleyenler, işte öyleleri de cennet ehlidirler ve orada ebedî kalıcıdırlar."
Bakara Sûresi, 82. Âyet
"De ki; Allah yanında ahiret yurdu (cennet) başkalarının değil de yalnızca sizin ise, eğer iddianızda da sadık iseniz haydi hemen ölümü temenni ediniz, ölmeyi cana minnet biliniz."
Bakara Sûresi, 94. Âyet
"Bir de "yahudi ve hıristiyanlardan başkası asla cennete giremeyecek" dediler. Bu onların kendi kuruntularıdır. Sen de onlara de ki; "Eğer doğru iseniz, haydi bakalım getirin delilinizi.""
Bakara Sûresi, 111. Âyet
"Yoksa siz, kendinizden önce gelip geçenlerin hali (uğradıkları sıkıntılar) başınıza gelmeden cennete girivereceğinizi mi sandınız? Onlara öyle yoksulluklar, öyle sıkıntılar dokundu ve öyle sarsıldılar ki, hatta peygamber ve beraberinde iman edenler: "Allah'ın yardımı ne zaman?" derlerdi. Bak işte! Gerçekten Allah'ın yardımı yakındır."
Bakara Sûresi, 214. Âyet
"Müşrik kadınları, iman etmedikçe nikâhlamayın. Bir müşrik kadın, sizin hoşunuza gitse bile, iman etmiş olan bir cariye herhalde ondan daha hayırlıdır. Müşrik erkeklere de mümin kadınları nikâh ettirmeyin. Bir müşrik, sizin hoşunuza gitse bile, mümin bir köle elbette ondan daha hayırlıdır. Onlar sizi ateşe davet ederler, Allah ise, kendi izniyle cennete ve mağfirete davet ediyor ve âyetlerini insanlara açıklıyor. Umulur ki onlar hatırda tutup, öğüt alırlar."
Bakara Sûresi, 221. Âyet
"De ki, size, o istediklerinizden daha hayırlısını haber vereyim mi? Korunan kullar için Rablerinin yanında cennetler var ki, altlarından ırmaklar akar, içlerinde ebedî kalmak üzere onlara, hem tertemiz eşler var, hem de Allah'dan bir rıza vardır. Allah, o kulları görür."
Âl-i İmrân Sûresi, 15. Âyet
"Rabbinizin bağışına ve genişliği göklerle yer arası kadar olan, Allah'tan gereği gibi korkanlar için hazırlanmış bulunan cennete koşun!"
Âl-i İmrân Sûresi, 133. Âyet
"İşte onların mükafatı (ödülleri) Rableri tarafından bağışlanma ve altından ırmaklar akan, ebedî kalacakları cennetlerdir. Çalışanların mükafatı ne güzeldir!"
Âl-i İmrân Sûresi, 136. Âyet
"Yoksa siz, Allah içinizden cihad edenleri belli etmeden, sabredenleri ortaya çıkarmadan cennete girivereceğinizi mi sandınız?"
Âl-i İmrân Sûresi, 142. Âyet
"Her canlı ölümü tadacaktır. Kıyamet günü ecirleriniz size eksiksiz olarak verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete konursa o, gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı zevkten başka birşey değildir."
Âl-i İmrân Sûresi, 185. Âyet
"Rableri onlara şu karşılığı verdi: "Ben, erkek olsun, kadın olsun, sizden, hiçbir çalışanın amelini zayi etmeyeceğim. Sizler birbirinizdensiniz. Göç edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda eziyet edilenler, savaşanlar ve öldürülenler... Onların günahlarını elbette örteceğim ve Allah katından bir mükafat olmak üzere, onları altından ırmaklar akan cennetlere de koyacağım. En güzel mükafat Allah katındadır"."
Âl-i İmrân Sûresi, 195. Âyet
"Fakat Rablerinden gereğince korkanlar için altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Onlar orada ebedî olarak kalacaklar, Allah katından ağırlanacaklardır. İyiler için Allah katındakiler daha hayırlıdır."
Âl-i İmrân Sûresi, 198. Âyet
"İşte bütün bu hükümler, Allah'ın koyduğu hükümler ve çizdiği sınırlardır. Kim Allah'a ve Peygamberine itâat ederse Allah onu altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar. Onlar, orada ebedî olarak kalacaklardır. İşte büyük kurtuluş budur."
Nisâ Sûresi, 13. Âyet
"İman edip salih ameller işliyenleri ise, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacağız. Orada ebedî olarak kalacaklar. Onlara orada tertemiz eşler vardır. Onları, koyu gölgeler altında bulunduracağız."
Nisâ Sûresi, 57. Âyet
"Müminlerden özür sahibi olmaksızın oturanlarla Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler eşit olamazlar. Allah, mallarıyla, canlarıyla cihad edenleri, derece itibariyle, oturanlardan üstün kıldı. Allah onların hepsine de cenneti vaad etmiştir. Bununla beraber Allah mücahitlere, oturanların üzerinde büyük bir ecir vermiştir."
Nisâ Sûresi, 95. Âyet
"İman edip iyi işler yapanları da altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacağız, orada ebedî olarak kalacaklardır. Bu, Allah'ın gerçek vaadidir. Allah'dan daha doğru sözlü kim olabilir?"
Nisâ Sûresi, 122. Âyet
"Erkek veya kadın, kim mümin olur da güzel amellerden işlerse, işte onlar cennete girerler. Zerre kadar da haksızlığa uğratılmazlar."
Nisâ Sûresi, 124. Âyet
"Allah, İsrailoğularından söz almıştı. İçlerinden on iki müfettiş göndermiştik... Allah şöyle demişti: " Ben, muhakkak sizinle beraberim. Namazı dosdoğru kıldığınız, zekatı verdiğiniz, peygamberlerime iman ettiğiniz ve onlara yardımda bulunduğunuz, (mallarınızı) Allah yolunda güzelce sarfettiğiniz takdirde, günahlarınızı mutlaka örter ve sizi altından ırmaklar akan cennetlere korum. Fakat sizden her kim de, bundan sonra küfrederse, dosdoğru yoldan sapmış olur."
Mâide Sûresi, 12. Âyet
"Eğer kitap ehli iman etmiş ve layıkıyla korunmuş olsalardı, onların kötülüklerini örter, nimeti bol olan cennetlere koyardık."
Mâide Sûresi, 65. Âyet
"Andolsun, "Allah, Meryem'in oğlu Mesih'tir" diyenler elbette kâfir olmuşlardır. Oysa Mesih onlara: "Ey İsrailoğulları, hem benim, hem de sizin Rabbiniz olan Allah'a ibadet edin. Kim Allah'a ortak koşarsa, şüphesiz Allah ona cenneti haram kılmıştır ve onun varacağı yer cehenemdir. Zalimlerin yardımcıları da yoktur" demişti."
Mâide Sûresi, 72. Âyet
""Hem biz Rabb'imizin bizi iyi kişilerle birlikte (cennete) sokmasını arzulayıp dururken, neden Allah'a ve hak olarak bize gelen şeylere inanmayalım!"."
Mâide Sûresi, 84. Âyet
"Böyle demeleri sebebiyle Allah onları altlarından ırmaklar akan cennetlerle mükafatlandırmıştır. Orada ebedî olarak kalacaklardır. İşte iyilik yapanların mükafatı budur."
Mâide Sûresi, 85. Âyet
"Allah buyurdu ki: "Bu, sadıklara doğruluklarının fayda sağladığı gündür. Onlar için altlarından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler vardır". Allah onlardan razı olmuş, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte büyük kurtuluş budur."
Mâide Sûresi, 119. Âyet
"(Sonra Allah, Âdem'e hitab etti): "Ey Âdem! Sen ve eşin cennette durun, dilediğiniz yerden yeyin; fakat şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz.""
A'râf Sûresi, 19. Âyet
"Böylece onları aldatarak aşağı sarkıttı (önceki mevkilerinden indirdi). Ağacı(n meyvesini) tadınca, çirkin yerleri kendilerine göründü ve cennet yapraklarını üst üste yamayıp üzerlerini örtmeğe başladılar. Rableri onlara seslendi: "Ben sizi o ağaçtan men etmedim mi ve şeytan size apaçık düşmandır, demedim mi?""
A'râf Sûresi, 22. Âyet
"Ey Âdemoğulları. Şeytan, ana babanızı, çirkin yerlerini onlara göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi, sizi de (şaşırtıp) bir belaya düşürmesin! Çünkü o ve kabilesi, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Biz, şeytanları, inanmayanların dostu yaptık."
A'râf Sûresi, 27. Âyet
"Bizim âyetlerimizi yalanlayan ve onlara inanmaya tenezzül etmeyenler var ya, işte onlara göğün kapıları açılmayacak ve deve (veya halat) iğne deliğinden geçinceye kadar onlar cennete giremeyeceklerdir. İşte suçluları böyle cezalandırırız."
A'râf Sûresi, 40. Âyet
Anlamca ilgili âyetler
"Ay tutulur,"
Kıyâmet Sûresi, 8. Âyet
"Hâ Mîm."
Mü'min Sûresi, 1. Âyet
"Hâ Mîm."
Fussilet Sûresi, 1. Âyet
"Cennetime gir."
Fecr Sûresi, 30. Âyet
"Yâsîn."
Yâsîn Sûresi, 1. Âyet
"Gök yarıldığı,"
İnşikak Sûresi, 1. Âyet
"Yakınlığı olan bir yetime,"
Beled Sûresi, 15. Âyet
"Büküp devirenlere,"
Mürselât Sûresi, 2. Âyet
"Tâ, Hâ,"
Tâhâ Sûresi, 1. Âyet
"Konulmuş kadehler,"
Gâşiye Sûresi, 14. Âyet
Risale-i Nur'da Geçtiği Yerler
Cennet'e dair ;
Sözler · s.804
Yirmi Sekizinci Söz
Sözler · s.1050
Mukaddime ( Dokuzuncu İşaret'in sonuna kadar )
Beşyüz sene genişliğinde Cennet ?
Lem'alar · s.382
Sh.’daki “Hâşiye”
Sözler · s.811
Sh.’daki Sual-Cevap
Sözler · s.1056
Sekizinci İşaret
Cennet’in dünyadan uzaklığına dair
Lem'alar · s.668
Sh.’daki 1.p
Âdem’in (A.S.) ve Cennet’ten ihracının hikmeti hakkında
Mektubat · s.67
Birinci Sual
Sözler · s.411
Sh.’daki 1.p'dan İtibaren
Haşir'den Cennet’e gitme hakkında
Mektubat · s.31
Birincisi
Cennet’te dünya maceraları hakkında
Mektubat · s.493
Üçüncü İşaret
Çocukların Cennet’te 33 yaşımda olmaları
Emirdağ Lâhikası · ≈s.343
Sh.’daki “Rabian”
Cennet ve Cehennem’in mahiyet ve hikmetleri
İşârâtü'l-İ'câz · s.315
Sh.’daki 2.p.'dan İtibaren
Cennet Meyvesi “Elhamdulillah” hakkında
Sözler · s.1052
Birinci İşaret
Haşir meydanında nasıl görüşülecek ? ve Ehl-i Cennet ve Cehennem’in elbiseleri mes’elesi
Mektubat · s.649
Dördüncü Nükte
Haşir, Cennet, Cehennem hakkında
İşârâtü'l-İ'câz · s.313
Sh.’daki 1.p.'dan İtibaren