‹ Nur Rehberi Kütüphanesi

GAYB ( GİZLİ )

Bediüzzaman Said Nursî'nin Risale-i Nur Külliyatı'nda GAYB ( GİZLİ ) konusuyla ilgili bölümler, atıflar ve Kur'ân âyetleri.

Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Âyetler

Konu adının geçtiği âyetler

"Onlar ki gaybe iman edip namazı dürüst kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah yolunda) harcarlar."
Bakara Sûresi, 3. Âyet
"(Allah): "Ey Âdem, bunlara onları isimleriyle haber ver." dedi. Bu emir üzerine Âdem onlara isimleriyle onları haber verince, (Allah): "Ben size, ben göklerin ve yerin gayblarını bilirim, sizin açıkladığınızı da, içinizde gizlediğinizi de bilirim" dememiş miydim?" dedi."
Bakara Sûresi, 33. Âyet
"Böyle kadınlara evlenme isteğinizi üstü kapalı biçimde çıtlatmanızda veya gönlünüzde tutmanızda size bir vebal yoktur. Allah biliyor ki siz onları mutlaka anacaksınız. Fakat meşru bir söz söylemekten başka bir şekilde kendileriyle gizlice sözleşmeyin. Farz olan iddet sona erinceye kadar da nikâh akdine azmetmeyin (kesin karar vermeyin). Bilin ki Allah gönlünüzdekini bilir. Öyle ise O'nun azabından sakının. Yine bilin ki Allah çok bağışlayıcıdır, çok yumuşaktır."
Bakara Sûresi, 235. Âyet
"Mallarını gece ve gündüz, gizlice ve açıkça infak edenler yok mu, işte onların Rableri katında ecir ve mükafatları vardır. Ve onlara herhangi bir korku yoktur, onlar hiçbir zaman mahzun da olmazlar."
Bakara Sûresi, 274. Âyet
"Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Siz içinizdekileri açığa vursanız da gizli tutsanız da Allah onunla sizi hesaba çeker. Sonra dilediğini bağışlar, dilediğine de azab eder. Allah her şeye kadirdir."
Bakara Sûresi, 284. Âyet
"Şu da kesindir ki, ne yerde, ne de gökte hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz."
Âl-i İmrân Sûresi, 5. Âyet
"İşte bu, sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. (Yoksa) "Meryem'i kim himayesine alıp koruyacak?" diye kalemlerini (kur'a için) atarlarken sen yanlarında değildin. (Bu hususta) Tartışırlarken de yanlarında bulunmadın."
Âl-i İmrân Sûresi, 44. Âyet
"Ey kitap ehli! Niçin hakkı batıla karıştırıyor ve bile bile gerçeği gizliyorsunuz?"
Âl-i İmrân Sûresi, 71. Âyet
"Allah, müminleri içinde bulunduğunuz şu durumda bırakacak değildir, pisi temizden ayıracaktır. Ve Allah sizi gayba vakıf kılacak da değildir. Fakat Allah, peygamberlerinden dilediğini seçip (gaybı bildirir). O halde Allah'a ve peygamberlerine iman edin. Eğer iman eder ve günahlardan korunursanız, sizin için büyük bir mükafat vardır."
Âl-i İmrân Sûresi, 179. Âyet
"Bir sadaka vermeyi yahut iyilik yapmayı veyahut da insanlar arasını düzeltmeyi emreden(ler)inki hariç, onların aralarındaki gizli gizli konuşmalarının çoğunda hiçbir hayır yoktur. Kim bunları sırf Allah'ın rızasını kazanmak için yaparsa, yakında ona büyük bir mükafat vereceğiz."
Nisâ Sûresi, 114. Âyet
"Bugün size iyi ve temiz şeyler helal kılındı. Kendilerine kitap verilenlerin yiyecekleri size helal olduğu gibi, sizin yiyeceğiniz de onlara helâldir. Ve müminlerden iffetli hür kadınlar ve sizden önce kendilerine kitap verilenlerden namuslu hür kadınlar, zina etmeksizin, gizli dost tutmaksızın, namuslu bir şekilde mehirlerini ödediğiniz takdirde, size helâldir. Her kim imanı inkâr ederse, ameli boşa gitmiş olur ve o, ahirette zarara uğrayanlardandır."
Mâide Sûresi, 5. Âyet
"Ey iman edenler! Allah sizi ellerinizin ve mızraklarınızın erişeceği bir avla dener ki, gizlide kendisinden korkanları meydana çıkarsın. Kim bundan sonra saldırıda bulunursa onun için acı bir azab vardır."
Mâide Sûresi, 94. Âyet
"Allah, Resulleri topladığı gün: " Size ne cevap verildi? "der. "Bizim bilgimiz yok" derler, "gizlileri bilen yalnız sensin, sen!"."
Mâide Sûresi, 109. Âyet
"Ve Allah demişti ki: "Ey Meryemoğlu İsa, sen mi insanlara: 'Beni ve annemi, Allah'tan başka iki tanrı edinin' dedin?". "Hâşâ, dedi, sen yücesin, benim için gerçek olmayan birşeyi söylemem bana yakışmaz. Eğer demiş olsam, sen bunu bilirsin, sen benim nefsimde olanı bilirsin, ben ise senin nefsinde olanı bilmem, çünkü gaybları bilen yalnız sensin, sen!"."
Mâide Sûresi, 116. Âyet
"O, göklerde de, yerde de (tek) Allah'tır. Sizin gizlinizi, açığınızı ve ne kazandığınızı bilir."
En'âm Sûresi, 3. Âyet
"De ki: "Size Allah'ın hazineleri benim yanımdadır, demiyorum. Gaybı da bilmiyorum. Ve size, ben bir meleğim de demiyorum. Ben sadece bana vahyolunana uyuyorum." De ki: "Kör ile gören bir olur mu? Hiç düşünmez misiniz?""
En'âm Sûresi, 50. Âyet
"Gaybın anahtarları O'nun katındadır, onları O'ndan başkası bilmez, karada ve denizde olanları O bilir ve bir yaprak düşmez ki, onu O bilmesin; ne toprağın karanlıklarında bir tane, ne de kuru ve yaş hiçbir şey yoktur ki, o herşeyi açıklayan Kitap'ta bulunmasın."
En'âm Sûresi, 59. Âyet
"De ki: "Bizi bu tehlikeden kurtarırsa elbette şükredenlerden olacağız" diye gizli ve aşikâr O'na yalvarıp dururken, karanın ve denizin karanlıklarından sizi kim kurtarır?"
En'âm Sûresi, 63. Âyet
"Gökleri ve yeri, yerli yerince yaratan O'dur. Bir şeye "ol" dediği gün hemen oluverir. O'nun sözü haktır. "Sûr"a üfürüldüğü gün de mülk ancak O'nundur. O, gizliyi ve açığı bilendir. O, hikmet sahibi, her şeyden haberdardır."
En'âm Sûresi, 73. Âyet
"Günahın açığını da, gizlisini de bırakın! Günah kazananlar, yaptıklarının cezasını çekecekler."
En'âm Sûresi, 120. Âyet
"De ki: Rabbinizin size neleri haram kıldığını okuyayım: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın, ana babaya iyilik edin, fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin, sizin de onların da rızkını biz veriyoruz. Kötülüklerin açığına da, gizlisine de yaklaşmayın. Haksız yere Allah'ın haram kıldığı cana kıymayın. Düşünesiniz diye Allah size bunları emretti."
En'âm Sûresi, 151. Âyet
"Derken onların, kendilerinden gizli kalan çirkin yerlerini kendilerine göstermek için onlara fısıldadı: "Rabbiniz, başka bir sebepten dolayı değil, sırf ikiniz de birer melek ya da ebedî kalıcılardan olursunuz diye sizi şu ağaçtan men etti." dedi."
A'râf Sûresi, 20. Âyet
"De ki: "Rabbim, sadece fuhşiyatı, onun açık ve gizli olanını, günahları, haksız yere isyanı, haklarında hiç bir delil indirmediği şeyleri Allah'a ortak koşmanızı ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi yasaklamıştır"."
A'râf Sûresi, 33. Âyet
"Rabbinize yalvara yalvara ve gizlice dua edin. Çünkü O, haddi aşanları sevmez."
A'râf Sûresi, 55. Âyet
"De ki, ben kendi kendime Allah'ın dilediğinden başka ne bir menfaat elde etmeye, ne de bir zararı önlemeye malik değilim. Ben eğer gaybı bilseydim daha çok hayır yapardım ve kötülük denilen şey yanıma uğramazdı. Ben iman edecek bir kavme müjde veren ve uyaran bir peygamberden başka biri değilim."
A'râf Sûresi, 188. Âyet
"Savaştan dönüp yanlarına geldiğinizde size özür beyan edecekler. De ki: "Özür beyan etmeyin. Size kesinlikle inanmayız. Allah bize, sizin durumunuzdan haberler verdi". Bundan sonra da Allah ve Resulü yaptıklarınızı görecektir. Daha sonra da gizliyi ve âşikârı bilen Allah'a döndürüleceksiniz. O vakit O, size neler yapmış olduğunuzu tek tek haber verecektir."
Tevbe Sûresi, 94. Âyet
"Ve de ki; "Çalışın! Yaptıklarınızı hem Allah görecek, hem Resulü, hem de müminler görecektir. Sonra da gizliyi ve açığı bilen Allah'ın huzuruna iletileceksiniz. İşte o zaman, neler yaptığınızı size O bildirecektir."
Tevbe Sûresi, 105. Âyet
"Bir de "Ona Rabbinden daha başka bir âyet indirilse ya!" diyorlar. De ki: "Gaybı bilmek ancak Allah'a mahsustur, bekleyiniz bakalım, ben de sizinle beraber bekleyeceğim şüphesiz.""
Yûnus Sûresi, 20. Âyet
"İşte bunlar gayb haberlerindendir. Bunları sana vahiyle bildiriyoruz. Bundan önce bunları ne sen bilirdin, ne de kavmin. O halde sabret, akıbet muhakkak muttakilerindir."
Hûd Sûresi, 49. Âyet
"Göklerin ve yerin gaybını bilmek yalnızca Allah'a mahsustur. Her iş O'na döndürülür. Sen yalnızca O'na ibadet et ve yalnızca O'na dayan. Rabbin yaptıklarınızın hiçbirinden gafil değildir."
Hûd Sûresi, 123. Âyet

Anlamca ilgili âyetler

"Ay tutulur,"
Kıyâmet Sûresi, 8. Âyet
"Usulcacık çekenlere,"
Nâziât Sûresi, 2. Âyet
""Sonra hem ilan ederek söyledim onlara, hem gizli gizli. ""
Nûh Sûresi, 9. Âyet
"Yakınlığı olan bir yetime,"
Beled Sûresi, 15. Âyet
"Ey örtünen! (Peygamber)"
Müzzemmil Sûresi, 1. Âyet
"Saklı inciler gibi,"
Vâkıa Sûresi, 23. Âyet
"Dalbastı kirazlar,"
Vâkıa Sûresi, 28. Âyet
"Hâ Mîm."
Mü'min Sûresi, 1. Âyet
"Hâ Mîm."
Fussilet Sûresi, 1. Âyet
"Çoğu önceki ümmetlerden,"
Vâkıa Sûresi, 13. Âyet

Risale-i Nur'da Geçtiği Yerler

Gayb hakkında ve gayb'ı bilmeye dair

Mektubat · s.163 Beşinci Esas

Gaybî umurlara ait hâdiselerden bir kaç misal

Mektubat · s.167 Beşinci Nükteli İşaret
Mektubat · s.177 Altıncı Nükteli İşaret

İşarat-ı gabiye hakkında

Mektubat · s.781 Yedinci Remiz
Mektubat · s.788 Sekizinci Remiz

Kur’anın verdiği gaybî haberler

Sözler · s.651 Birinci Cilve
Lem'alar · s.64 İkinci Bir İzah

Gayb'dan haber vermenin yasaklanması

Sikke-i Tasdik-i Gaybî · ≈s.276 Sh.’daki Sual-Cevap
Sikke-i Tasdik-i Gaybî · ≈s.332 Sh.’daki Sual-Cevap

İnnâ A’taynâ’nın sırrı

Emirdağ Lâhikası · ≈s.205 Sh.’daki Saniyen'den İtibaren
Kastamonu Lâhikası · s.303 Sh.’daki 1.p.'dan İtibaren
Şuâlar · s.826 Sh.'daki 2. Mektup

Eski Said’in münazarat gibi bazı eserlerindeki ihbaratın te’villeri

Bazı mühim vakitlerin ve zâtların gizli kalmasındaki hikmet nedir ? ve mugayyebat-ı hamse hakkındadır

Lem'alar · s.277 Sh.’daki 1.p.'dan İtibaren
Sözler · s.545 Sekizinci Asıl ( s.550’ye kadar )

Medyumlar hakkında

Sözler · s.404 Sh.’daki 2.p.'dan İtibaren

Medyum ve kâhinlerin Nübüvvet-i Muhammediye’yi (a.s.m.) haberleri

Mektubat · s.295 Sh.’daki 1.p.'dan İtibaren
Şuâlar · s.976 On Üçüncü Şehadet
Bu konuyu etkileşimli fihristte incele →
Kart hazırlanıyor…