Bediüzzaman Said Nursî'nin Risale-i Nur Külliyatı'nda İMAN konusuyla ilgili bölümler, atıflar ve Kur'ân âyetleri.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Âyetler
Konu adının geçtiği âyetler
"Onlar ki gaybe iman edip namazı dürüst kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah yolunda) harcarlar."
Bakara Sûresi, 3. Âyet
"Ve onlar ki hem sana indirilene iman ederler, hem senden önce indirilene. Ahirete de bunlar kesinlikle iman ederler."
Bakara Sûresi, 4. Âyet
"Onlar iman edenlere rastladıkları zaman: "İnandık" derler. Fakat şeytanlarıyle yalnız kaldıkları zaman: "Biz, sizinle beraberiz, biz sadece (onlarla) alay ediyoruz." derler."
Bakara Sûresi, 14. Âyet
"Muhakkak ki Allah bir sivri sineği, hatta daha üstününü misal getirmekten çekinmez. İman edenler bilirler ki, o şüphesiz haktır, Rabb'lerındandır. Ama küfre saplananlar: "Allah böyle bir misal ile ne demek istedi?" derler. Allah onunla birçoklarını şaşırtır, yine onunla birçoklarını yola getirir. Onunla ancak o fasıkları şaşırtır."
Bakara Sûresi, 26. Âyet
"Onlar ki, söz verip andlaştıktan sonra Allah'a verdikleri sözü bozarlar. Allah'ın birleştirmesini emrettiği şeyi (iman ve akrabalık bağlarını) keserler ve yeryüzünde bozgunculuk yaparlar. İşte zarara uğrayanlar onlardır."
Bakara Sûresi, 27. Âyet
"Yanınızdakini (Tevrat'ı) tasdik edici olarak indirdiğim (Kur'ân)a iman edin, O'nu, inkar edenlerin ilki siz olmayın, benim âyetlerimi birkaç paraya değişmeyin. Ancak benden korkun."
Bakara Sûresi, 41. Âyet
"Şüphe yok ki, iman edenler, yahudiler, hıristiyanlar ve sabiîler, bunlardan her kim Allah'a ve ahiret gününe gerçekten iman eder ve salih amel işlerse elbette Rabbleri katında bunların ecirleri vardır, bunlara bir korku yoktur, bunlar mahzun da olacak değillerdir."
Bakara Sûresi, 62. Âyet
"Üstelik iman edenlere rastladıklarında inandık derler, birbirleriyle başbaşa kaldıkları zaman, "Rabbinizin huzurunda aleyhinize delil olarak kullansınlar diye mi tutup Allah'ın size açıkladığı gerçekleri onlara da söylüyorsunuz? Hiç aklınız yok mu be?" derlerdi."
Bakara Sûresi, 76. Âyet
"İman edip salih ameller işleyenler, işte öyleleri de cennet ehlidirler ve orada ebedî kalıcıdırlar."
Bakara Sûresi, 82. Âyet
"(Yahudiler, peygamberimize karşı alaylı bir ifade ile): "Bizim kalblerimiz kılıflıdır." dediler. Bilakis Allah, onları kâfirlikleri yüzünden lanetledi. Bundan dolayı çok az imana gelirler."
Bakara Sûresi, 88. Âyet
"Onlara, "Allah ne indirdiyse ona iman edin." denildiği zaman, onlar "Biz kendimize indirilene iman ederiz." derler ve ondan başkasını inkâr ederler. Oysa yanlarındaki Tevrat'ı tasdik eden gerçek vahiy odur. Onlara de ki; "Peki madem gerçek mümin sizsiniz de ne diye daha önce Allah'ın peygamberlerini öldürüyordunuz?"
Bakara Sûresi, 91. Âyet
"Bir zamanlar size, "verdiğimiz kitaba kuvvetle sarılın ve onu dinleyin." diye Tûr'u tepenize kaldırıp mîsakınızı aldık. (O yahudiler): "Duyduk, dinledik, isyan ettik." dediler, kâfirlikleri yüzünden o danayı yüreklerinde besleyip büyüttüler. De ki, " Eğer siz mümin kimseler iseniz, bu imanınız size ne çirkin şeyler emrediyor!"
Bakara Sûresi, 93. Âyet
"Şanım hakkı için sana çok açık âyetler; parlak mucizeler indirdik. Öyle ki, iman sahasından uzaklaşmış fasıklardan başkası onları inkâr etmez."
Bakara Sûresi, 99. Âyet
"O fasıklar hem bunları tanımıyacaklar, hem de ne zaman bir ahd üzerine antlaşma yapsalar, her defasında mutlaka içlerinden bir güruh çıkıp onu bozacak ve atıverecek öyle mi? Hatta az bir güruh değil, onların çoğu ahit tanımaz imansızlardır."
Bakara Sûresi, 100. Âyet
"Şayet onlar iman edip de korunmuş olsalardı, elbette Allah tarafından verilecek mükafat çok hayırlı olacaktı. Keşke bunu bilselerdi."
Bakara Sûresi, 103. Âyet
"Ey iman edenler! "râine" demeyin, "unzurna" deyin ve iyi dinleyin, kâfirler için elemli bir azap vardır."
Bakara Sûresi, 104. Âyet
"Yoksa siz peygamberinizi, bundan önce Musa'ya sorulduğu gibi, sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Halbuki her kim imanı küfürle değiştirirse artık düz yolun ortasında sapıtmış olur."
Bakara Sûresi, 108. Âyet
"Ehli kitaptan birçoğu arzu etmektedir ki, sizi imanınızdan sonra çevirip kâfir etsinler: Hak kendilerine iyice belirdikten sonra bile sırf nefsaniyetlerinden ve kıskançlıktan dolayı bunu yaparlar. Buna rağmen siz şimdi af ile, hoşgörüyle davranın tâ Allah emrini verinceye kadar. Şüphe yok ki Allah her şeye kâdirdir."
Bakara Sûresi, 109. Âyet
"Kendilerine kitabı verdiğimiz ehliyetli kimseler onu, tilavetinin hakkını vererek okurlar. İşte onlar, ona iman ederler. Her kim de onu inkâr ederse, işte o inkârcılar hüsran içindedirler."
Bakara Sûresi, 121. Âyet
"Ve o vakit İbrahim "Ey Rabbim, burasını güvenli bir belde kıl, halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri çeşitli meyvalarla rızıklandır" diye yalvardı. Allah buyurdu ki: "küfredeni dahi rızıklandırır da hayattan biraz nasip aldırırım, sonra da onu ateş azabına uğratırım ki, orası ne yaman bir duraktır!""
Bakara Sûresi, 126. Âyet
"Deyiniz ki, "Biz, Allah'a iman ettik ve bize ne indirildiyse İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakup'a ve torunlarına ne indirildiyse, Musa'ya ve İsa'ya ne indirildiyse ve bütün peygamberlere Rablerinden ne verildiyse hepsine iman ettik. Biz onların arasında fark gözetmeyiz ve biz ancak O'na boyun eğen müslümanlarız.""
Bakara Sûresi, 136. Âyet
"Eğer onlar da sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse doğru yola girmiş, hidayeti bulmuş olurlar. Yok eğer yüz çevirirlerse onlar sadece ve sadece didişmenin içindedirler. Allah onlara karşı sana yeter. Ve O, işitendir, bilendir."
Bakara Sûresi, 137. Âyet
"Ve işte böyle, sizi ortada yürüyen bir ümmet kıldık ki, siz bütün insanlar üzerine adalet örneği ve hakkın şahitleri olasınız, Peygamber de sizin üzerinize şahit olsun. Daha önce içinde durduğun Kâ'be'yi kıble yapmamız da şunun içindir: Peygamber'in izince gidecekleri, iki ökçesi üzerinde geri döneceklerden ayıralım. Bu iş elbette Allah'ın hidayet ettiği kimselerin dışındakilere çok ağır gelecekti. Allah imanınızı kaybedecek değildir. Hiç şüphesiz Allah, bütün insanlara çok şefkatlidir, çok merhametlidir."
Bakara Sûresi, 143. Âyet
"Ey iman edenler! Sabır ve namazla yardım isteyin. Şüphe yok ki Allah, sabredenlerle beraberdir."
Bakara Sûresi, 153. Âyet
"İnsanlardan kimi de Allah'tan başka şeyleri O'na eş tutuyorlar da onları, Allah'ı sever gibi seviyorlar. Oysa iman edenlerin Allah sevgisi daha kuvvetlidir. O zulmedenler, azabı görecekleri zaman bütün kuvvetin Allah'a ait olduğunu ve Allah'ın azabının gerçekten çok şiddetli bulunduğunu keşke anlasalardı."
Bakara Sûresi, 165. Âyet
"Ey iman edenler! Size kısmet ettiğimiz rızıkların hoş ve temiz olanlarından yiyin ve Allah'a şükredin, eğer yalnız O'na kulluk ediyorsanız."
Bakara Sûresi, 172. Âyet
"Yüzlerinizi bazan doğu, bazan batı tarafına çevirmeniz erginlik değildir. Fakat eren o kimselerdir ki, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitaba ve bütün peygamberlere iman edip, yakınlığı olanlara, öksüzlere, yoksullara, yolda kalmışa, dilenenlere ve esirleri kurtarmaya seve seve mal verirler. Namazı kılarlar, zekatı verirler. Bir de andlaştıkları zaman sözlerini yerine getirenler, hele sıkıntı ve hastalık durumlarında ve harbin şiddetli zamanında sabır ve kararlılık gösterenler var ya, işte doğru olanlar da bunlardır, korunanlar da bunlardır."
Bakara Sûresi, 177. Âyet
"Ey iman edenler! Öldürmede kısas size farz kılındı. Hüre hür, köleye köle, kadına kadın. Ama her kim, ölenin kardeşi tarafından bir şey karşılığı bağışlanırsa, o zaman örfe uyması, ona diyeti güzellikle ödemesi gerekir. Bu, Rabbiniz tarafından bir hafifletme ve bir rahmettir. Her kim bunun arkasından yine saldırırsa, artık ona acı veren bir azab vardır."
Bakara Sûresi, 178. Âyet
"Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz."
Bakara Sûresi, 183. Âyet
"Şayet kullarım, sana benden sordularsa, gerçekten ben çok yakınımdır. Bana dua edince, duacının duasını kabul ederim. O halde onlar da benim davetime koşsunlar ve bana hakkıyla iman etsinler ki, doğru yola gidebilsinler."
Bakara Sûresi, 186. Âyet
Anlamca ilgili âyetler
"Ey iman edenler! Allah'ı çokça anın."
Ahzâb Sûresi, 41. Âyet
"İmanlarına iman katsınlar diye müminlerin kalplerine güven indiren O'dur. Göklerin ve yerin orduları Allah'ındır. Allah bilendir, herşeyi hikmetle yapandır."
Fetih Sûresi, 4. Âyet
"Ey iman edenler! Allah'dan korkun ve doğrularla beraber olun."
Tevbe Sûresi, 119. Âyet
"Şüphesiz ki, bunda iman edenler için bir ibret vardır."
Hicr Sûresi, 77. Âyet
"Ki o (müminler) namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler ve ahirete de kesin olarak iman ederler."
Neml Sûresi, 3. Âyet
"İman edenler ve imanlarını zulüm ile karıştırmayanlar... İşte güven onlarındır ve doğru yolu bulanlar da onlardır."
En'âm Sûresi, 82. Âyet
"Ey iman edenler! rükû edin, secdeye varın, Rabbinize kulluk edin, iyilik yapın ki kurtulabilesiniz."
Hac Sûresi, 77. Âyet
"Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve sağlam söz söyleyin,"
Ahzâb Sûresi, 70. Âyet
"Rablerinin âyetlerine inananlar,"
Mü'minûn Sûresi, 58. Âyet
"İman edip iyi işler yapanları, muhakkak salihler (zümresi) içine katarız."
Ankebût Sûresi, 9. Âyet
Risale-i Nur'da Geçtiği Yerler
İmandaki saadet hakkında
Sözler · s.29
İkinci Söz
İşârâtü'l-İ'câz · s.48
Sh.’daki 6.p.'dan İtibaren
Mesnevî-i Nuriye · s.107
Sh.’daki “Nükte
Sözler · s.1026
İkinci Noktanın İkinci Mebhası
İmanın güzellikleri ve medar-ı kemalât olduğu
Sözler · s.492
Birinci Mebhas
İmanın ana hatlarıyla tarifi
Emirdağ Lâhikası · ≈s.199
150. Mektup
İmandaki inkişafın, keramet'e rüçhaniyeti
Mektubat · s.38
Beşinci Mektup
İman ve küfür nazarlarıyla, mukayeseler
Mektubat · s.692
Beşinci Kısım
Lem'alar · s.219
Sekizinci İşaret
Lem'alar · s.509
Yedinci Rica
Şuâlar · s.1145
Yirmi Dokuzuncu Lem'adan İkinci Bab
Şuâlar · s.985
Elhüccetüzzehra’nınİkinci Makam ( 2. Numune'ye kadar )
Sözler · s.333
Farisî Münacaat
Teklif olmasaydı, bu kadar tefavüt-i şekavet de olmazdı ?
İşârâtü'l-İ'câz · s.351
Sh.’daki “ Sual ve Cevap “
Selâmet-i imaniyeye karşı şeytanın bir desisesi
Lem'alar · s.238
Sh.’daki 2.p.'dan İtibaren
İmanın tarifine dair
İşârâtü'l-İ'câz · s.69
Sh.’daki 3.p.'dan İtibaren
İman hakkındaki tahsidatın hikmeti
Emirdağ Lâhikası · ≈s.107
Sh.’daki 1.p.'dan İtibaren
İman-ı billah ve delilleri (ilmi olarak)
Şuâlar · s.320
Altıncı Mes’ele
İmanın altı şartı arasındaki kuvvetli bağ ve erkân-ı imaniyenin inkisam kabul etmediği
Şuâlar · s.369
Dokuzuncu Mes’ele
Kurtuluş ve saadete iman nazarıyla bakmak, aksi halde dalalete sebeb olur
İşârâtü'l-İ'câz · s.347
Sh.’daki Ayet'ten İtibaren
İmanî mes’elelerde delilin vazifesi
Mesnevî-i Nuriye · s.311
Sh.'daki İ'lem
İmanî mes'eleleri merak etmek ile alâkalıdır
Mesnevî-i Nuriye · s.338
Sh.'daki 2. İ'lem
Tecdid-i iman ( imanı yenilemek ) hakkında
Mektubat · s.554
Dördüncü Mes’ele
Sırat-ı müstakîme dair
İşârâtü'l-İ'câz · s.41
Sh.’daki 1.p'dan İtibaren
Şuâlar · s.958
Altıncı Kelime
Lem'alar · s.189
Üçüncü Mesele
Sırat-ı müstakîm ehli hakkında
Lem'alar · s.62
İkinci Nükte