‹ Nur Rehberi Kütüphanesi

ÖLÜM

Bediüzzaman Said Nursî'nin Risale-i Nur Külliyatı'nda ÖLÜM konusuyla ilgili bölümler, atıflar ve Kur'ân âyetleri.

Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Âyetler

Konu adının geçtiği âyetler

"Sonra şükredesiniz diye sizi ölümünüzün ardından yeniden diriltmiştik."
Bakara Sûresi, 56. Âyet
"De ki; Allah yanında ahiret yurdu (cennet) başkalarının değil de yalnızca sizin ise, eğer iddianızda da sadık iseniz haydi hemen ölümü temenni ediniz, ölmeyi cana minnet biliniz."
Bakara Sûresi, 94. Âyet
"Yoksa siz de olaya şahit mi oldunuz; Yakub'a ölüm hali gelip çattığı zaman, oğullarına; "Benden sonra neye ibadet edeceksiniz?" dediği zaman, oğulları; "Senin Allah'ına ve ataların İbrahim, İsmail ve İshak'ın Allah'ına, tek olan o Allah'a ibadet edeceğiz. Biz ancak O'na boyun eğen müslümanlarız." dediler."
Bakara Sûresi, 133. Âyet
"Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar şeylerle denizde akıp giden gemide, Allah'ın yukarıdan bir su indirip de onunla yeri ölümünden sonra diriltmesinde, diriltip de üzerinde deprenen hayvanları yaymasında, rüzgarları değiştirmesinde, gök ile yer arasında emre hazır olan bulutta şüphesiz akıllı olan bir topluluk için elbette Allah'ın birliğine deliller vardır."
Bakara Sûresi, 164. Âyet
"Birinize ölüm geldiği vakit, bir hayır (bir mal) bırakacaksa, babası, anası ve en yakın akrabası için meşru bir surette vasiyet etmek, Allah'tan korkan kimseler üzerine yerine getirilmesi vacib bir hak olarak size farz kılındı."
Bakara Sûresi, 180. Âyet
"Görmedin mi o kimseleri ki kendileri binlerce kişi iken ölüm korkusuyla yurtlarından çıktılar. Allah da kendilerine "ölün!" dedi, sonra da onlara bir hayat verdi. Şüphesiz ki Allah, insanlara karşı bir lütuf sahibidir. Fakat insanların pek çokları şükretmezler."
Bakara Sûresi, 243. Âyet
"Yahut o kimse gibisini (görmedin mi) ki, bir şehre uğramıştı, altı üstüne gelmiş, ıpıssız yatıyordu. "Bunu bu ölümünden sonra Allah, nerden diriltecek?" dedi. Bunun üzerine Allah onu yüz sene öldürdü, sonra diriltti, "Ne kadar kaldın?" diye sordu. Oda: "Bir gün, yahut bir günden eksik kaldım." dedi. Allah buyurdu ki: "Hayır, yüz sene kaldın, öyle iken bak yiyeceğine, içeceğine henüz bozulmamış, hele eşeğine bak, hem bunlar, seni insanlara karşı kudretimizin bir işareti kılalım diyedir. Hele o kemiklere bak, onları nasıl birbirinin üzerine kaldırıyoruz? Sonra onlara nasıl et giydiriyoruz?" Böylece gerçek ona açıkça belli olunca: "Şimdi biliyorum ki, Allah her şeye kadirdir." dedi."
Bakara Sûresi, 259. Âyet
"Andolsun ki siz ölümle karşılaşmadan önce onu arzuluyordunuz. İşte onu gördünüz, ama bakıp duruyorsunuz."
Âl-i İmrân Sûresi, 143. Âyet
"Allah'ın izni olmadıkça hiçbir kimseye ölmek yoktur. (Ölüm) belirli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünya menfaatini dilerse, kendisine ondan veririz. Kim de ahiret sevabını isterse ona da ondan veririz. Biz şükredenleri mükafatlandıracağız."
Âl-i İmrân Sûresi, 145. Âyet
"Kendileri oturup kaldıkları halde kardeşleri için: "Eğer bize uysalardı öldürülmezlerdi" dediler. Onlara de ki: "Eğer iddianızda doğru iseniz, kendinizden ölümü uzaklaştırınız"."
Âl-i İmrân Sûresi, 168. Âyet
"Her canlı ölümü tadacaktır. Kıyamet günü ecirleriniz size eksiksiz olarak verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete konursa o, gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı zevkten başka birşey değildir."
Âl-i İmrân Sûresi, 185. Âyet
"Kadınlarınızdan zina edenlere karşı, içinizden dört şahit getirin. Eğer onlar, şahitlik yaparlarsa, bu kadınları, ölüm alıp götürünceye kadar veya Allah onlara bir çıkış yolu açıncaya kadar evlerde hapsedin."
Nisâ Sûresi, 15. Âyet
"Yoksa günah işleyip de kendisine ölüm gelince: "İşte ben şimdi tevbe ettim." diyen kimselerin tevbesi kabul edilmez. Kâfir olarak ölenlerin de tevbeleri kabul edilmez. İşte bunlara ahirette can yakıcı bir azap hazırlamışızdır."
Nisâ Sûresi, 18. Âyet
"Her nerede olursanız olun ölüm size yetişir, son derece sağlam kaleler içinde de bulunsanız yine kurtulamazsınız. Onlara bir iyilik erişirse "Bu, Allahtandır" derler, bir kötülüğe uğrarlarsa, "Bu, senin yüzündendir." derler. Ey Muhammed! De ki: "Hepsi Allah'tandır." Bu topluma ne oluyor ki, hiç söz anlamaya yanaşmıyorlar?"
Nisâ Sûresi, 78. Âyet
"Her kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek çok yer de bulur, genişlik de bulur. Her kim Allah'a ve Peygamberine hicret etmek maksadıyla evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse, kuşkusuz onun mükafatı Allah'a düşer. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir."
Nisâ Sûresi, 100. Âyet
"Ey iman edenler! İçinizden birine ölüm (emareleri) geldiği zaman, vasiyet sırasında aranızdaki şahitliğin hükmü, kendi içinizden iki adaletli şahit, yahut yeryüzünde yolculuğa çıkmış iseniz, ölüm (emareleri de) size gelip çatmışsa, sizden olmayan diğer iki şahit tutmaktır. Eğer (bunlardan) şüpheye düşerseniz, namazdan sonra onları alıkorsunuz. Onlar da Allah'a şöyle yemin ederler: "Akraba bile olsa, yemini bir çıkar karşılığı satmayacağız, Allah'ın şahitliğini gizlemeyeceğiz. Aksi halde günahkârlardan oluruz"."
Mâide Sûresi, 106. Âyet
"Sizi geceleyin ölü gibi uyutan, gündüzün ne yaptıklarınızı bilen, sonra ölüm ânı gelinceye kadar gündüzleri sizi uyandırıp kaldıran O'dur. Sonunda da dönüşünüz ancak O'nadır. Sonra bütün yaptıklarınızı size O haber verecektir."
En'âm Sûresi, 60. Âyet
"O, kulları üzerinde hükümranlığı sürdürür ve size koruyucular gönderir, sonunda sizden birinize ölüm geldiği vakit elçilerimiz, hiç eksiklik yapmadan, onun canını alırlar."
En'âm Sûresi, 61. Âyet
"Allah'a karşı yalan uyduran, yahut kendisine hiçbir şey vahyolunmadığı halde: "bana vahyedildi" diyen ve: "Allah'ın indirdiği gibi bir kitap da ben indireceğim" diye iddiada bulunandan daha zalim kim olabilir? O zalimlerin halini ölüm şiddeti içindeyken bir görsen! Melekler onlara ellerini uzatırlar ve: " Ruhunuzu teslim edin. Bugün, Allah'a karşı haksız şeyler söylediğinizden ve O'nun âyetlerine karşı böbürlenmenizden dolayı alçaltıcı bir azapla cezalandıralacaksınız" derler."
En'âm Sûresi, 93. Âyet
"De ki: Benim namazım, ibadetim, hayatım ve ölümüm hep âlemlerin Rabbi Allah içindir."
En'âm Sûresi, 162. Âyet
"Ve gerçek, gün gibi açığa çıktıktan sonra bile seninle münakaşaya devam etmişlerdi; sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlardı."
Enfâl Sûresi, 6. Âyet
"Onu yutmaya çalışacak, fakat boğazından geçiremeyecek ve her yandan ona ölüm gelecek, fakat o ölemez. Arkasından da çetin bir azab gelecektir."
İbrâhim Sûresi, 17. Âyet
"Ve sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et."
Hicr Sûresi, 99. Âyet
"Allah gökten bir su indirdi ve onunla yeryüzüne ölümünden sonra hayat verdi. Şüphesiz ki bunda dinleyen bir millet için büyük bir ibret vardır."
Nahl Sûresi, 65. Âyet
"O takdirde, muhakkak hayatın da, ölümün de azabını sana kat kat tattırırdık. Sonra bize karşı kendin için hiçbir yardımcı bulamazdın."
İsrâ Sûresi, 75. Âyet
"Sizi yerden (topraktan) yarattık, yine (ölümünüzden sonra) ona döndüreceğiz. Hem de ondan sizi bir kere daha çıkaracağız."
Tâhâ Sûresi, 55. Âyet
"Biz onları yemek yemez birer cesed kılmadık ve onlar ölümsüz de değillerdi."
Enbiyâ Sûresi, 8. Âyet
"Ey Muhammed! Senden önce de hiçbir insanı ölümsüz kılmadık, sen ölürsün de onlar baki kalır mı? Senin ölmenle rahata kavuşacaklarını mı sanıyorlar?"
Enbiyâ Sûresi, 34. Âyet
"Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak kötülük ve iyilikle deneyeceğiz. Hepiniz de sonunda bize döndürüleceksiniz."
Enbiyâ Sûresi, 35. Âyet
"Nihayet onlardan (müşriklerden) birine ölüm gelip çattığında, "Rabbim, der, lütfen beni (dünyaya) geri gönder,""
Mü'minûn Sûresi, 99. Âyet

Anlamca ilgili âyetler

""Nihayet bize ölüm gelip çattı.""
Müddessir Sûresi, 47. Âyet
"Gerek diriler, gerekse ölüler için."
Mürselât Sûresi, 26. Âyet
"Ne olurdu o ölüm, iş bitirici olsaydı."
Hâkka Sûresi, 27. Âyet
"Sonra siz bunun ardından, muhakkak ki öleceksiniz."
Mü'minûn Sûresi, 15. Âyet
"Öldüren de dirilten de O'dur."
Necm Sûresi, 44. Âyet
"Halbuki insan şöyle der: "Ben öldüğüm zaman, ileride gerçekten diri olarak (mezardan) çıkarılacak mıyım?""
Meryem Sûresi, 66. Âyet
"Sen elbette öleceksin, onlar da elbette öleceklerdir."
Zümer Sûresi, 30. Âyet
""Nasılmış bak. Biz ilk ölümümüzden başka bir daha ölmeyecek miymişiz? Biz azaba uğratılmayacak mıymışız?"
Sâffât Sûresi, 59. Âyet
""Nasılmış bak. Biz ilk ölümümüzden başka bir daha ölmeyecek miymişiz? Biz azaba uğratılmayacak mıymışız?"
Sâffât Sûresi, 58. Âyet
"O, ölüden diri çıkarır, diriden ölü çıkarır ve toprağa ölümünden sonra hayat verir. Sizler de işte öyle çıkarılacaksınız."
Rûm Sûresi, 19. Âyet

Risale-i Nur'da Geçtiği Yerler

Mevt bürhan-ı rububiyettir

Sözler · s.1099 Yirmi Dördüncü Pencere

Mevtaların hayatı hakkında

Mektubat · s.16 Sh.'daki 1.p

Ölüm nasıl mahlûk ve nimet olabilir ? suali

Mektubat · s.16 İkinci Sual

Mevtalara ait mu’cizeler hakkında

Mektubat · s.263 İkinci Şube

Ölümün nimetiyet vecihleri hakkında

Sözler · s.273 Sh.’daki 1.p'dan İtibaren
Sözler · s.327 Sh.’daki 1.p'dan İtibaren
Mesnevî-i Nuriye · s.204 Sh.'daki İ'lem
Mesnevî-i Nuriye · s.213 Sh.'daki İ'lem
İşârâtü'l-İ'câz · s.376 Sh.'daki Sual-Cevap

Ölümün alâmetleri ve ikazı hakkında

Lem'alar · s.514 Sekizinci Rica
Mesnevî-i Nuriye · s.353 Sh.'daki 2. İ'lem

Her ölenin ruhunu Azrail (a.s.) mı kabzediyor? yoksa yardımcıları mı?

Mektubat · s.586 Sh.’daki 1.p.'dan İtibaren

Ölümünü düşünmek ( rabıta-i mevt ) hakkında

Lem'alar · s.393 Sh.’daki 2.p'dan İtibaren

Ölüm hakikati ile ehl-i dalaleti ikaz hakkında

Şuâlar · s.533 Sh.'daki Mektup

Mevtalara bağışlanan dualar hakkında

Şuâlar · s.1043 Sh.’daki Birinci Sual

Ehl-i iman ve ehli dalalet için kabrin iyi ve kötü yönleri hakkında

Sözler · s.65 Sh.’daki 2.p'dan İtibaren

Ölümü esbaplara ve tabiata verme cehaleti hakkında

Mektubat · s.402 Yedinci Kelime
Bu konuyu etkileşimli fihristte incele →
Kart hazırlanıyor…