Bediüzzaman Said Nursî'nin Risale-i Nur Külliyatı'nda ZEKAT konusuyla ilgili bölümler, atıflar ve Kur'ân âyetleri.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Âyetler
Konu adının geçtiği âyetler
"Hem namazı dosdoğru kılın, zekatı verin, rükû edenlerle birlikte siz de rükû edin."
Bakara Sûresi, 43. Âyet
"Hani bir vakitler İsrailoğulları'ndan şöylece mîsak (kesin bir söz) almıştık: Allah'dan başkasına tapmayacaksınız, anababaya iyilik, yakınlığı olanlara, öksüzlere, çaresizlere de iyilik yapacaksınız, insanlara güzellikle söz söyleyecek, namazı kılacak, zekatı vereceksiniz. Sonra çok azınız müstesna olmak üzere sözünüzden döndünüz, hâlâ da dönüyorsunuz."
Bakara Sûresi, 83. Âyet
"Siz namazı hakkıyle kılmaya bakın ve zekatı verin! Kendi nefsiniz için her ne hayır yaparsanız, Allah katında onu bulursunuz. Muhakkak ki, Allah bütün yaptıklarınızı görmektedir."
Bakara Sûresi, 110. Âyet
"Yüzlerinizi bazan doğu, bazan batı tarafına çevirmeniz erginlik değildir. Fakat eren o kimselerdir ki, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitaba ve bütün peygamberlere iman edip, yakınlığı olanlara, öksüzlere, yoksullara, yolda kalmışa, dilenenlere ve esirleri kurtarmaya seve seve mal verirler. Namazı kılarlar, zekatı verirler. Bir de andlaştıkları zaman sözlerini yerine getirenler, hele sıkıntı ve hastalık durumlarında ve harbin şiddetli zamanında sabır ve kararlılık gösterenler var ya, işte doğru olanlar da bunlardır, korunanlar da bunlardır."
Bakara Sûresi, 177. Âyet
"İman edip iyi işler yapan, namazı dosdoğru kılıp zekatı verenlerin Rabbleri katında elbette mükafatları vardır. Onlara hiçbir korku olmadığı gibi, onlar mahzun da olmazlar."
Bakara Sûresi, 277. Âyet
"Kendilerine, "Ellerinizi savaştan çekin, namazı kılın, zekatı verin" denilenleri görmedin mi? Üzerlerine savaş yazılınca hemen içlerinden bir kısmı insanlardan, Allah'tan korkar gibi, hatta daha çok korkarlar ve "Rabbimiz! Niçin bize savaş yazdın? Ne olurdu bize azıcık bir müddet daha tanımış olsaydın da biraz daha yaşasaydık?" derler. Onlara de ki: "Dünya zevki ne de olsa azdır, ahiret, Allah'a karşı gelmekten sakınan için daha hayırlıdır ve size kıl kadar haksızlık edilmez.""
Nisâ Sûresi, 77. Âyet
"Fakat onlardan ilimde derinleşmiş olanlar ve iman edenler, sana indirilene ve senden önce indirilenlere iman ederler. Onlar, namazı kılan, zekatı veren, Allah'a ve ahiret gününe iman edenlerdir. İşte onlara büyük bir mükafat vereceğiz."
Nisâ Sûresi, 162. Âyet
"Allah, İsrailoğularından söz almıştı. İçlerinden on iki müfettiş göndermiştik... Allah şöyle demişti: " Ben, muhakkak sizinle beraberim. Namazı dosdoğru kıldığınız, zekatı verdiğiniz, peygamberlerime iman ettiğiniz ve onlara yardımda bulunduğunuz, (mallarınızı) Allah yolunda güzelce sarfettiğiniz takdirde, günahlarınızı mutlaka örter ve sizi altından ırmaklar akan cennetlere korum. Fakat sizden her kim de, bundan sonra küfrederse, dosdoğru yoldan sapmış olur."
Mâide Sûresi, 12. Âyet
"Sizin asıl dostunuz Allah'tır, O'nun Resulüdür ve namazlarını kılan zekatlarını veren ve rükû eden müminlerdir."
Mâide Sûresi, 55. Âyet
"Asmalı ve asmasız (üzüm) bahçeleri, hurmaları, ürünleri çeşit çeşit ekinleri, zeytinleri ve narları, birbirine benzer ve benzemez biçimde yaratan O'dur. Her biri meyve verince meyvesinden yiyin, hasat günü de hakkını (zekat ve sadakasını) verin; amaisraf etmeyin, çünkü O, israf edenleri sevmez."
En'âm Sûresi, 141. Âyet
""Ve bize hem bu dünyada bir iyilik yaz, hem de ahirette. Biz gerçekten de tevbe edip senin hidayetine döndük." Buyurdu ki, azabım var, onu dilediğime isabet ettiririm, rahmetim de vardır, o ise her şeyi kaplamış ve kuşatmıştır. Onu da özellikle korunanlara, zekatını verenlere ve âyetlerimize inananlara mahsus kılacağım."
A'râf Sûresi, 156. Âyet
"Şu haram aylar bir çıktı mı artık o müşrikleri nerede bulursanız öldürün, yakalayın, hapsedin ve bütün geçit başlarını tutun. Eğer tevbe ederler ve namaz kılıp zekatı verirlerse onları serbest bırakın. Muhakkak ki, Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir."
Tevbe Sûresi, 5. Âyet
"Eğer tevbe ederler, namazı kılarlar, zekatı verirlerse dinde kardeşleriniz olurlar. Biz âyetleri, bilen bir kavme açıklarız."
Tevbe Sûresi, 11. Âyet
"Allah'ın mescidlerini, ancak Allah'a ve ahiret gününe inanan, namazı kılan, zekatı veren ve Allah'dan başkasından korkmayan kimseler imar ederler. İşte hidayet üzere oldukları umulanlar bunlardır."
Tevbe Sûresi, 18. Âyet
"Erkek ve kadın bütün müminler birbirlerinin dostları ve velileridirler. İyiliği emrederler, kötülükten vazgeçirirler, namazı kılarlar, zekâtı verirler, Allah'a ve Resulüne itaat ederler. İşte bunları Allah rahmetiyle yarlığayacaktır. Çünkü Allah azîzdir, hakîmdir."
Tevbe Sûresi, 71. Âyet
"Yine onlardan kimi de Allah'a şöyle ahdetmişlerdi: "Eğer bize lütuf ve kereminden ihsan ederse biz de elbette zekâtı veririz ve kesinlikle salihlerden oluruz." diye söz vermişlerdi."
Tevbe Sûresi, 75. Âyet
"Müminlerden zekâttan fazla olarak kendi gönülleriyle bağışta bulunanlara, bir de güçlerinin yettiğinden fazlasını bulamayanlara bakıp da onlarla alay edenleri Allah, maskaraya çevirmiştir. Onlara pek acıklı bir azap vardır."
Tevbe Sûresi, 79. Âyet
""Beni, nerede olursam olayım mübarek kıldı. Hayatta bulunduğum müddetçe namaz kılmamı ve zekat vermemi emretti.""
Meryem Sûresi, 31. Âyet
"Ailesine ve çevresine namaz kılmayı ve zekat vermeyi emrederdi ve Rabbinin katında hoşnutluğa ermişti."
Meryem Sûresi, 55. Âyet
"Onları buyruğumuz altında (insanlara) doğru yolu gösterecek önderler kıldık. Kendilerine hayırlı işler yapmayı, namaz kılmayı, zekat vermeyi vahyettik. Onlar bize kulluk eden kimselerdir."
Enbiyâ Sûresi, 73. Âyet
"Onlar (o müminlerdir) ki, eğer kendilerini yeryüzünde iktidar mevkiine getirirsek namazı kılarlar, zekatı verirler, iyiliği emrederler ve fenalığı yasak ederler. Bütün işlerin sonu sırf Allah'a âittir."
Hac Sûresi, 41. Âyet
"Allah uğrunda gerektiği gibi cihad edin. Sizi o seçmiş, babanız İbrahim'in yolu olan dinde sizin için bir zorluk kılmamıştır. Daha önce ve Kur'ân'da, Peygamberin size şahid olması, sizin de insanlara şahid olmanız için, size müslüman adını veren O'dur. Artık namaz kılın, zekat verin, Allah'a sarılın. O sizin sahibinizdir. O ne güzel sahip ve ne güzel yardımcıdır!"
Hac Sûresi, 78. Âyet
"Onlar ki, zekat (vazifelerini) yerine getirirler,"
Mü'minûn Sûresi, 4. Âyet
"Birtakım insanlar (Allahı tesbih ederler) ki, ne ticaret ne de alış veriş onları Allah'ı anmaktan, namaz kılmaktan ve zekat vermekten alıkoymaz. Onlar, kalplerin ve gözlerin allak bullak olduğu bir günden korkarlar."
Nûr Sûresi, 37. Âyet
"Hem namazı kılın, zekatı verin ve peygambere itaat edin ki rahmete eresiniz."
Nûr Sûresi, 56. Âyet
"Ki o (müminler) namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler ve ahirete de kesin olarak iman ederler."
Neml Sûresi, 3. Âyet
"İnsanların malları içinde artsın diye verdiğiniz faiz, Allah yanında artmaz. Allah'ın rızasını dileyerek verdiğiniz zekata gelince, işte onlar, malları kat kat artmış olanlardır."
Rûm Sûresi, 39. Âyet
"Onlar, namazı kılarlar, zekatı verirler, âhirete de kesin olarak inanırlar."
Lokman Sûresi, 4. Âyet
"Hem vakarınızla evlerinizde durun da önceki cahiliyet devrinde olduğu gibi süslenip çıkmayın. Namazı kılın, zekatı verin. Allah ve Resulü'ne itaat edin. Ey ehli beyt! Allah sizden kiri gidermek ve sizi tertemiz, pampak yapmak istiyor."
Ahzâb Sûresi, 33. Âyet
"Onlar, zekatı vermezler, ahireti de inkâr ederler."
Fussilet Sûresi, 7. Âyet
Anlamca ilgili âyetler
"Ay tutulur,"
Kıyâmet Sûresi, 8. Âyet
"Tîn'e ve Zeytun'a,"
Tîn Sûresi, 1. Âyet
"Hâ Mîm."
Mü'min Sûresi, 1. Âyet
"Hâ Mîm."
Fussilet Sûresi, 1. Âyet
"Tâ, Hâ,"
Tâhâ Sûresi, 1. Âyet
"O Rahmân ve Rahim,"
Fâtiha Sûresi, 3. Âyet
"Yâsîn."
Yâsîn Sûresi, 1. Âyet
"Hâ, mîm"
Câsiye Sûresi, 1. Âyet
"Ondan çevrilen (imana) çevrilir."
Zâriyât Sûresi, 9. Âyet
"Cennetime gir."
Fecr Sûresi, 30. Âyet
Risale-i Nur'da Geçtiği Yerler
Zekât hakkında
Mektubat · s.459
Sh.’daki 1.p'dan İtibaren
Zekâtın ve sadakanın verilme şartları hakkında
İşârâtü'l-İ'câz · s.72
Sh.’daki Son p.'dan İtibaren
Sözler · s.592
Birinci Nokta
Zekâtın farz olması ve faizin haram olmasna dair
Sözler · s.657
Üçüncü Derece
Risale-i Nur talebeleri zekâtı kabul edebilir mi ? suali
Kastamonu Lâhikası · s.316
Sh.'daki 1. ve 2.p
Yokluk musibeti ve üzerimize düşen vazifeler hakkında
Kastamonu Lâhikası · s.189
90. Mektup
Zekâtsızlık ve ikinci harbi umumi musibeti hakkında
Kastamonu Lâhikası · s.287
Sh.'daki p.
Bazan hayır, şerre vasıta olur
Sözler · s.1148
Sh.'daki Lemaat